Kudüs (Mescid’i Aksa) nerede? Kudüs’ün önemi ve tarihi

Kudüs (Mescid’i Aksa) nerede? Kudüs’ün önemi ve tarihi

Mayıs 8, 2021 0 Yazar: farukkscu

İsrail’in Kudüs‘te bulunan Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırısının ardından “Kudüs nerede?” sorusu araştırılmaya başlandı. İsrail polisinin saldırısında yüzlerce kişinin yaralanmasından endişe edilirken son açıklamalara göre 205 kişinin yaralandığı bildirildi. İşte Kudüs şehrinin haritası ve Kudüs şehrinin önemi…

KUDÜS NEREDE? KUDÜS’ÜN ÖNEMİ NEDİR?

Kudüs şehri, tarih boyunca birçok medeniyetin kontrolü altında yer aldı. Mısır Krallığı, İsrail-Yehuda Krallıkları, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Sasaniler, Emeviler, Fatimiler, Kudüs Krallığı, Eyyubiler, Moğollar, Memlüklüler, Osmanlı İmparatorluğu, Britanya İmparatorluğu ve İsrail gibi birçok devletin eline geçen Kudüs şehri, coğrafi konum olarak da dikkat çekmektedir.

İsrail ve Filistin’in tam ortasında yer alan Kudüs şehri, içinde bulundurduğu kutsal mekanlarla da oldukça önemli bir şehirdir. Mescid-i Aksa, Ağlama Duvarı, Kubbet-Us-Sahra gibi dini açıdan büyük önemi olan yapılara ev sahipliği yapan Kudüs’te günümüzde 800 bin civarı nüfusun olduğu bilinmektedir.

Ortadoğu’da yer alan dünyanın en eski şehirleri arasında bulunan Kudüs şehrinde, İsrail Devleti’nin bütün dalları bulunmaktadır. Bunların arasında Knesset (İsrail parlamentosu),Başbakan ve Başkan köşkleri ile Yargıtay yer almaktadır. Aynı zamanda İbrani Üniversitesi ve İsrail Müzesi Kudüs’tedir. Birçok turistik ve tarihi yerlere sahiptir.

1967 SAVAŞINDA NE OLMUŞTU?

Arap ülkeleriyle İsrail arasındaki tansiyonun artması sonucu, 5 – 11 Haziran 1967 tarihleri arasında yaşanan 6 gün savaşlarının ilk gününde İsrail, Mısır’ın güçlü hava filosunu daha havalanmadan bombalayarak yok etti. İsrail Hava Kuvvetlerine ait jetler, sabah önce Akdeniz üzerinde kuzeye doğru havalanıp bir süre gittikten sonra aniden geri dönüş yaparak güneyindeki Mısır’a yöneldi. Savaş uçakları radarlara yakalanmamak için oldukça alçaktan uçtu. Mısır üzerine geldiklerinde de kollara ayrıldılar. Hedefleri hava üslerindeki Mısır uçaklarını vurmaktı ve öyle de yaptılar. Bombardıman sırasında Mısır Hava Kuvvetleri tek bir uçağını bile havalandıramadan yok oldu.

Eş zamanlı olarak İsrail, Ürdün’e yöneldi. Ürdün hakimiyetindeki Batı Şeria kentlerini birer birer aldı. Beytüllahim, El Halil, Cenin, Nablus ve son olarak da Doğu Kudüs’ü işgal etti. Beş yüz bin Filistinli, topraklarından sürülerek mülteci durumuna düştü. Aynı gün Mescid-i Aksa’ya İsrail bayrağı dikildi. Ağlama duvarının yanındaki Meğaribe mahallesindeki Müslümanların evleri bir gecede buldozerlerle İsrail ordusu tarafından yıkıldı.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi ise “savaş yoluyla toprak elde etmenin kabul edilemezliğini” işaret eden 242 no’lu yasayı onaylayarak İsrail’in derhal işgal ettiği topraklardan çekilmesi çağrısında bulundu. Ancak günümüze kadar İsrail, BM’nin bu kararlarını uygulamadı. Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen İsrail, halen bu toprakları elinde tutmaya devam ediyor. İsrail 1979 yılında Mısır’la yaptığı ‘Camp David’ barışı ile Mısır’dan aldığı toprakları Mısır’a iade etti. İsrail, 1982 yılında Kudüs’ü ebedi başkenti olarak ilan etti. Ancak hiç bir devlet şu ana kadar bunu resmi olarak tanımadı.

Öte yandan İsrail, 1967 yeşil hat sınırını bir ateşkes ve nihai sınır olmadığını gerekçe göstererek Batı Şeria ve Doğu Kudüs’e günümüze kadar 550 bin Yahudi yerleşimciyi yerleştirdi.

1967 SINIRLARINA DÖNMEK NE ANLAMA GELİR?

“1967 sınırlarına dönmek”, demek bugün için 550 bin Yahudi yerleşimcinin Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ten atılması, Suriye sınırındaki Golan tepelerini Suriye’ye ya da Filistin’e iadesi anlamına geliyor. Bu muhtemel geri çekilme durumunda Yahudilerin Ağlama Duvarı da Müslümanların kontrolüne geçecek.

2002 FAHD PLANI

Arap Birliği ülkelerinin 2002 yılında Beyrut’ta yaptıkları toplantı sonunda “Kral Fahd Planı” olarak alınan kararla İsrail’e tarihi bir çağrıda bulunarak, İsrail’in 1967 sınırlarına dönmesi halinde tüm Arap ülkelerinin İsrail’i tanıyacaklarını açıklamışlardı. İsrail halen masada duran bu çağrıya da bir cevap vermedi.

İsrail Başbakanı Netanyahu, 2011 yılında ABD Başkanı Barak Obama ile yaptığı görüşmede 1967 sınırları için “müdaafa edilemez” ve günümüzün güvenlik ve demografik gerçeklerine uymadığını ifade ederek, 1967 sınırlarında bir İsrail’in 45 sene önce savunulabileceğini, fakat bugün kolay bir hedef haline geleceği nedeniyle “dönülemez” olduğunu söylemişti.

Araştırmalar, Batı Şeria’da 1967’den beri süren İsrail yerleşim faaliyetleri sonucu 350 bin yerleşimciyi içine alan 151 yerleşim birimi inşa edildiğini teyit ediyor. Ayrıca Kudüs’ü dört bir yandan saran ve 180 bin yerleşimcinin yaşadığı 26 yerleşim birimi inşa edildi.

Arka arkaya gelen İsrail hükümetleri, Batı Şeria’nın 5800 km karelik yüzölçümünün yüzde 40’ından fazlasını yerleşim ve bağlantı yolları inşası için müsadere etti.

İsrail ayrıca Kudüs kentinin yüzölçümünün yüzde 50’den fazlasını kontrol altına aldı. Yerleşim konularında araştırma yapan uzmanlar, tecrit duvarının Filistin topraklarının 1967’den beri yaşadığı en büyük yerleşim faaliyeti olduğunu ifade ediyorlar.